|
Tarihi görüşmeye kimler katıldı?
Başbakan'la yapılan görüşmeye imzacılardan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, yazar Adalet Ağaoğlu, gazeteci-yazarlar Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Ahmet Hakan Coşkun, Mustafa Karaalioğlu, Nuray Mert, eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, Yılmaz Ensaroğlu, Osman Kavala, Tayfun Mater ve Hakan Tahmaz katıldı. Hükümet tarafından katılan isimler ise şunlar: Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, milletvekilleri Ömer Çelik, Hüseyin Besli, İhsan Arslan, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Hasan Fendoğlu, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanı Vahit Bıçak, Başbakan danışmanları Nabi Avcı, Yalçın Akdoğan ve Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki.
(Radikal, 11/08/2005)'Kürt sorunu ve pek çok sorun, demokratikleşme, Cumhuriyet prensipleri ve anayasal çerçeve içinde çözülebilir. Örgütün istismar ettiği eksik ve dengesizlikleri terörle birlikte ele alıyoruz'
ADNAN KESKİN-TOLGA AKINER
ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, PKK'ya 'silah bırakma' çağrısı yapan aydınları, dün Başbakanlık'ta kabul etti. Erdoğan, yarın gideceği Diyarbakır ziyareti öncesi yapılan toplantıda şu mesajları verdi:
Yeni sayfa: Her sorunun çözümünün daha çok demokrasi ve refahtan geçtiğine inanıyoruz. Bu yaklaşımla Türkiye'nin tüm sorunları için yeni ve beyaz bir sayfa açtık.
Kürt sorunu: Kürt sorunu ve daha pek çok sorun, demokratikleşme sorunudur. Bu ve diğer siyasal, ekonomik-kültürel sorunların hepsi büyük demokratikleşme şemsiyesi altında, demokratik cumhuriyet prensipleri ve anayasal düzende ele alınmalı.
Şiddete hayır: Herhangi bir toplumsal sorunu bahane ederek şiddete başvurmak, şiddet ortamını meşru göstermeye çalışmak kabul edilmez. Her türlü toplumsal talep, anayasal düzen içinde hak arama hakkına sahip. Bir toplumsal hakkı şiddetle aramaya çalışanlar, en çok temsil ettiklerini iddia ettikleri toplumsal kesimi zarara uğratmakta.
PKK Kürtleri temsil etmez: Terör örgütü hiçbir şekilde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bir kısmının ya da demokratik haklarından bazılarının temsilcisi olarak kabul edilemez. Kürt kökenli vatandaşlarımızla terör örgütü ayrıştırılmalı.
Geçmişte yapılanlar: Kürt kökenli vatandaşlarımıza ya da geçmişte başka toplumsal gruplara yapılmış kimi siyasi ya da idari yanlışlıkların yok sayılması ne kadar yanlışsa, bunlar bahane edilerek şiddet, terör ortamı oluşturulması da o kadar yanlış. Terörle mücadelede, örgütün istismar ettiği demokratikleşme eksikliklerini ve ekonomik dengesizlikleri birlikte ele alıyoruz.
Adını koyalım: Her soruna illaki bir ad koymak gerekiyorsa, Kürt sorunu da bu ülkede ayrılıkçılık, şiddet ya da toplumsal barışı bozan yöntemlerle ele alınacak bir sorun değil. Adına ister kökeni Kürt vatandaşlarımızın toplumsal talepleri deyin, ister Güneydoğu veya Kürt sorunu deyin bu olguyla terör arasında bağ kurmaya çalışanlar, karşılarında topyekÃ…Â�»n milleti bulacak.
İki prensibimiz var. Birincisi, hiçbir sorunu görmezden gelmek, yok saymak, tarihi ve toplumsal dinamiklerinden kopararak karikatürize etmek ve kaba yaklaşım içinde boğmak gibi bir tutumu benimsemiyoruz. Toplumda var olan sorunları yok saymak, demokrasinin en büyük düşmanı olan bir siyasal mühendislik çabasıdır. Her sorunu gerçek kabul ediyor ve bu sorunları demokratik cumhuriyet ve anayasal düzen içinde daha çok demokratikleşme, daha çok reformla çözülmesi yöntemini benimsiyoruz. Kürt sorunu ya da daha pek çok sorun, bizim için demokratikleşme sorunudur.
İkincisi, toplumda var olan sorunları bahane ederek şiddet ortamı oluşturmaya çalışanlara, masum vatandaşlarımızı katledenlere, kahraman güvenlik güçlerimizi şehit edenlere, hiçbir müsamaha içerisinde olmayacağımızı kararlılıkla ifade ediyoruz.
Aydınlar: Çok şey değişebilir
Aydınlar grubunu temsilen Gençay Gürsoy ise Erdoğan'a görüşlerini şöyle iletti:
Kardeşlik yeşersin: Silahlı eylemlere önkoşulsuz ve derhal son verilmesini istedik. Şiddet eylemleri durunca, hükümet bu sorunu demokratikleşmeyi genişleterek çözmeli, toplumsal hayata katılımı artırmalı. Bu sorun sadece askeri yöntemle çözülemez. Sivil otorite, hükümet ve Meclis iradesini net ortaya koymalı. Diyarbakır'da hükümet-sivil otorite adına, ülkenin ihtiyacı olan Anadolu kardeşliğinin yeniden yeşertilmesi için bir mesaj verilmesi çok önemli.
Mesaj önemli: Bu sorun kısa sürede çözülemez. Ama, Başbakan'ın Diyarbakır'da, bu kanlı eylemlerin durması halinde, demokratik çerçevenin genişletilebileceğinin mesajını vermesi çok şeyleri değiştirebilir.
Gürsoy, gazetecilere şu açıklamayı yaptı:
Teminat verildi: Başbakan, Kürt sorununun demokratik platformlarda, demokrasiden taviz verilmeden çözüleceği konusunda teminat verdi. Bu ziyaretimizin başarıyla sonuçlandığının bir kanıtı.
Bir çağrı daha: Bir kez daha PKK'ya sesleniyoruz. Silahlı eylemlere derhal ve önkoşulsuz son verilmeli. Çünkü demokratik açılımın işareti verildi. Bunun üzerine gitmek gerekir. Başbakan'ın Diyarbakır'da sıcak bir mesaj vereceğinden eminiz.
Adalet Ağaoğlu da gazetecilere, "Güzel bir kapı açıldı, berraklaşma yaşandı" dedi.
Erdoğan'ın dil sıkıntısı
Erdoğan, görüşmede bazı sıkıntılarını da dile getirdi. 'Kürt kardeşlerim' dediğinde milliyetçilerden tepki gördüğünü belirten Erdoğan, Gürsoy'un, 'O zaman Anadolu kardeşliğine vurgu yapın' demesi üzerine, o zaman da Trakyalıların alındığını söyledi.
Erdoğan da, aydınlar gibi yasalarda köklü değişiklik talebine olumlu bakmazken, ortada idari birtakım noksanlıklar bulunduğunu ifade etti. Erdoğan, IRA ve ETA örneklerine ise temkinli yaklaştı. Başbakan, terörün 1 Haziran'da Öcalan'a tecrit koşulları uygulanması üzerine arttığı tespitlerine yanıt vermezken, 'operasyonların durdurulması' taleplerine ise, "Güvenlik için operasyonlar kaçınılmaz. Ancak, şiddet ortamının ortadan kalkması için demokratik açılımlar yapılacak" sözü verdi. Yeni bir affa sıcak bakmadığını da belirten Erdoğan, özel TV'lerden Kürtçe yayın içinse RTÜK Yasası'nın değiştirilebileceğini kaydetti.
Erdoğan'ın DEHAP'lı belediyelerle görüşmemesi de tartışıldı. Heyete, "Bu konuda Erdoğan'ın bir önyargısı yok. Protokole göre belediye başkanlarından randevu alınması diye bir şey söz konusu değil" denildi.
Tarihi görüşmeye kimler katıldı?
Başbakan'la yapılan görüşmeye imzacılardan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, yazar Adalet Ağaoğlu, gazeteci-yazarlar Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Ahmet Hakan Coşkun, Mustafa Karaalioğlu, Nuray Mert, eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, Yılmaz Ensaroğlu, Osman Kavala, Tayfun Mater ve Hakan Tahmaz katıldı. Hükümet tarafından katılan isimler ise şunlar: Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, milletvekilleri Ömer Çelik, Hüseyin Besli, İhsan Arslan, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Hasan Fendoğlu, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanı Vahit Bıçak, Başbakan danışmanları Nabi Avcı, Yalçın Akdoğan ve Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki.
--------------------------------------------------------------------------------
Bu şiiri okuyacak
İHD'den istifası büyük yankı yaratan ve Başbakan Erdoğan'ın özel çağrısı üzerine bu toplantıya davet edilen yazar Adalet Ağaoğlu, Erdoğan'a, Diyarbakır doğumlu Cahit Sıtkı Tarancı'nın 'Bir Memleket İstiyorum' adlı şiirini okumasını önerdi. Erdoğan da "Bu şiiri zaten biliyorum. Mitinglerde sunucular genellikle beni bu şiir eşliğinde takdim eder" diyerek şiiri Diyarbakır'da okuyabileceğinin mesajını verdi. Şiir şöyle:
MEMLEKET İSTERİM
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun. |